Çok Proje, Az Zaman: Pratik Karşılaştırma Rehberi
Bir akşam oturup “birkaç proje bakayım” dersiniz. Sonra bir bakmışsınız 17 sekme açık, hepsinde başka bir kampanya, hepsinde “metroya yakın”, hepsinde “aile yaşamı”. Ve en sonunda şu olur: Hiçbiri seçilmez. Çünkü seçenek çoğalınca karar küçülür.
Bir akşam oturup “birkaç proje bakayım” dersiniz. Sonra bir bakmışsınız 17 sekme açık, hepsinde başka bir kampanya, hepsinde “metroya yakın”, hepsinde “aile yaşamı”. Ve en sonunda şu olur: Hiçbiri seçilmez. Çünkü seçenek çoğalınca karar küçülür.
10 dakikalık eleme yöntemi, bu sekme kalabalığını düzene sokar. Önce iki liste yaparsınız: Olmazsa olmazlar ve olsa iyi olur. Olmazsa olmazlar, sizi hayatta tutan iskelettir: lokasyon, bütçe, teslim, oda tipi. Olsa iyi olur ise evin süsü: manzara, sosyal tesis, peyzaj, kat.
Sonra kırmızı çizgiyi çekersiniz: bütçeyi aşanı, teslimi uymayanı, oda tipi uymayanı elersiniz. Bu aşamada “güzel ama…” diye başlayan cümleleri otomatik kesmek gerekir; çünkü “ama” genelde pahalıdır.
Kalan projeler için üç soruyla puan verirsiniz: Burada yaşamak kolay mı? (lokasyon) Bu planı ödemek rahat mı? (finans) Bu projeye güvenmek mümkün mü? (netlik) Puanlar ortaya çıkınca, aslında projeler birbirine benzemez. Benzeyen şey, broşür dilidir.
Sonunda 3 proje kalır. İşte kısa liste budur. Bu noktadan sonra satış ofisine sorulacak sorular devreye girer, sözleşme okunur, şartname kontrol edilir. Karar artık “sezgi” değil “kıyas” olur.